Şöyle bir durum var.
Bu blogu açtığımda (thanks to Dino) aklımdan geçen şey "Ay bugün de Adidastan bi Superstar aldım, arkasında da japon bayrağı var ehihihi" gibi pespaye dallama bir köşebaşı yaratmaktan ziyade, "Bakın ben ne kadar da çok renkliyim, evet evet sevin beni!" bukalemunluğu ile "Homm, öyleyse bireylerin özgürlükleri açısından bu projeyi çok da uygun görmüyorum" fikir sahipliği arasında bir dallamalığı hedeflemiştim.
Eh pek de fena olmadı hani: Ucuz, çerezlik, hızlı... fastfood kafasında eklektik bilgi yumakları.
Diğer yandan temel olarak burasının hizmet verdiği, işini gördüğü, hayatına anlam kattığı ve herşeyden öte zamanından çaldığı insan sayısını da 1-3-4-5 hadi diyelim ki 10 olarak belirlersek
Pek de bir boka maydonoz olmuş olduğum düşünülemez.
Öyle ya, blog dediğin milyonların hayatını etkilemeli, öyle üç beş kıyıya çarpmış deniz yıldızını denize geri atmakla ekolojik sistem kurtulmuyor.
Her neyse, dönüp dolaştırdığım lafın özü şu:
Bugün, bu sabah, bilerek ve isteyerek, buraya kimsenin bir işine yarama olasılığı olmayan bir şeyler yazacağım.
ve
vazgeçtim.
Yazının gövdesi artık başka bir yerde.
O yüzden alın size kafasında krep olan bir tavşan:

1 Yorum:
yeni bloggerlara destek fonu açmak istiyorum bir kurum ile yanyana gelerek. yani bu fantaziye sürüklediniz beni bu "beni siz yarattınız" postunuz ile :)
Yorum Gönder